KORKUTUCU BIR OLAY
Bu olay Kayseri'nin Bünyan ilçesi'nde yasandi.
Olay Alfred Hitch*****'un meshur korku filmlerini bile çok gerilerde
birakacak kadar tüyler ürpertici. Gece bindiginiz otomobilde
direksiyonda
Kimse yoksa ne yapardiniz?
Kendisi Bünyanli olmayan, politikayla ugrasmis ve halen Kayseri'de
yasayan
isadami, 22 subat 2005 tarihinde Bünyan sinirinda, Kayseri Malatya
kara
yolu üzerinde, bir benzin istasyonuna girer.
Lokantaya Oturur ve orada kalabalik toplulukla birlikte bir ufak
raki içer.
Yürüyüs mesafesindeki Bünyan'a gitmek için, lokantadan çikar.
Ancak disarisi hem zifiri karanlik hem de korkunç bir kar-tipi
firtinasi
baslamistir. Benzin istasyonuna yaklasik 300 metre mesafedeki,
Bünyan'a
dönüs yolu kenarina varir.
Oradan geçen bir arabaya binip, Bünyan'a ulasma derdindedir. Firtina daha
da siddetlenir. Adam bir-kaç adim ötesini bile görememektedir.
Gelip-geçen
bir araba da yoktur. Nihayet karanliklar içerisinde, hayalet gibi
yavas yavas yaklasan bir arabanin iki farini farkeder. Arabanin,tam
önünde
yavaslamasiyla birlikte hemen arka kapiyi açar ve arabaya biner.
Kapiyi
kapatir, araba yeniden hareket eder.
Içeridekilere merhaba demek ister. Ama o da ne? Arabada kimse
olmadigi
gibi, direksiyonda da kimse yok. Birden panige kapilir. Korkuyla,
hemen
arabadan atlayip, oradan kosarak uzaklasmak ister ama hem araba
hizlanmis,hem de korku ile dizleri baglanmis, hareket edemez hale gelmistir.
Araba keskin bir viraja dogru yaklasir. Adam dua etmeye baslar. Tüm
günahlari için tövbe eder. Arabayi durdurmasi için Allaha yalvarir.
Tam bu
esnada, pencereden bir el uzanir ve direksiyonu kivirarak sert
virajdan
arabanin dogru yola dönmesini saglar. Her tehlikeli dönemece
yaklastikça, Allah'a yalvaris ve yakarisi artar ve her seferinde de
bir el
disaridan uzanip, direksiyonu çevirir.
Adam Sonunda kendisini biraz toparlar, ayaklarini kimildatir.
"Ya Allah koru beni..." deyip, kapiyi açmasiyla birlikte, kendisini
arabadan disari firlatir. Bir kaç takla attiktan sonra, sarampolde
kendisine gelir.
Defalarca üç Kulfu-bir Elham okuyarak, Bünyan'a yürüyerek ulasir ve
bir
kahvehaneye girer. Üstübasi islak ve sok haldedir. Kendisini
taniyanlar
hemence sobanin basina alirlar.
Eline bir çay verirler. Bir müddet sonra kendisine gelir, sesi titreyerek,
basina gelen doga üstü ve korkunç olayi anlatir. Olayi
dinleyenler inanmak istemeseler de, anlatan kisinin akli basinda ve
toplumsal sorumluluk tasiyan bir pozisyonda oldugunu
bildiklerinden,herkeste derin bir sessizlik olusur.
Yaklasik yarim saat sonra, ayni kahvehaneye Koyunabdal Köyü'nden iki
kisi
girer. Bir masaya oturur ve iki bardak çay söylerler. Bu arada,
gelenlerden
birisi, digerine sunlari söyler :
-Ahmet baksana, su sobanin basinda oturan geri zekali, bizim araba
yolda
kalinca, biz arabayi iterken,arabaya binip-inen öküz degil mi ?
>ALINTI
..HÜSEYIN KARACA..
ISTE TÜRK FUTBOL TARIHINE GECEN UNUTULMAZ ESPIRI VE GAFLAR
90'li yillarin basinda özel televizyonlarla ilk tanistigimiz yillarda
Star 1 spikerligi yapan Bülent Karpat 2-1 biten Galatasaray-Fenerbahçe
maçindan sonra kosarak sari-kirmizili takimin teknik direktörü Mustafa
Denizli'nin yanina giderek;
-Mustafa nasil yendik Fener'i bir anlatir misin?
Cosan Mustafa Denizli bu soruya: "Hakemi de Fener'i de yendik" diye yanit verir.
* -Bagiriyorummmmmmmm haykiruyorummmmmmm hatta sevinçten çildiriyorummmm...
Ercan Taner, Galatasaray-Leeds United maçı bitisi.
* -Hami Dandi'ye dan diye çakti!
Ümit Aktan, Dundee United-Trabzon maçinda Hami'nin golünden sonra.
* -Gollerimizi Hagi ile Arif att sayin seyirciler. Bu tablo bana buyuk Türk
bestecisi Haci Arif Bey'i hatirlatiyor nedense.
Umit Aktan, Grasshopers-Galatasaray macinda.
* -Zaten bizim Nosetel'den de 5 tane cocugumuz var.
Ümit Aktan
* Galatasaray'in Werder Bremen'e orda 2-1 yenilmesinden sonra umut
verici bir skor oldugu icin sevincli bir halde Mustafa Denizli'nin yanina kosan
Bulent Karpat:
-Mustafa iki bir daha kaç eder?
* -Tugay, vurursa gol olur, vuruyoooor, aut...
Bulent Karpat
* Mac: Ingiltere-Turkiye
Yayin: TRT
Spiker: Abidin Aydogdu
Skor: 8-0
8. gol sonrasi:
-Vay anasini sayin seyirciler, bir gol daha yedik!?
* Kanal TRT 1 , Barcelona-Real Madrid maci oynaniyor, macin ozelligi
Luis Figo'nun Barcelona'dan Real Madrid'e transfer olduktan sonra Real
formasiyla ilk kez Nou Camp stadina cikiyor olmasi. 100.000 kusur
Barcelona seyircisi Figo'yu, her top gelisinde, protesto ediyor ve maci
anlatan Yalçin Çetin abimiz oyunculri siraliyor:
-Evet az önce ekranda Figo yoktu ama ugultusundan onu hissedebiliyorsunuz
-ispanyol televizyonu gostermiyor ama tribunlerde Figo'nun pek de ic
açici olmayan posterleri var sayin seyirciler
* Euro2000, Turkiye ceyrek finale cikmis, Hüseyin Basaran Ömer Üründül'le
rakibimiz Portekiz'i tartışıyor:
-Simdi bu Portekiz'de Figo diye bir arkadas var.
* Maç: Kocaelispor-Besiktas
Yayin: TGRT
Spiker: Ümit Aktan
-Amokachi malvarligini icine soktu..
(Amokachi altin zincirini formasinin icine sokmustur...)
* -Biz bu Almanya'yi sadece inönü'de degil, dünyanin her yerinde yeneriz
-Aman aman Recep, aman aman Recep, Aman Recep ve gol
anonim
* Fenerbahce-Karsiyaka maçi Özturk Pekin:
-Aygün kaleci ile karsi karsiya... Aygün... Aygün!!... At onu
Aygün!!!!.... Ahaha gooooll!!!!.... Eehehooe ee e e yani futbolun
guzelligi için at Aygün, seyir zevki için at...
* -Hakan, onunde kocaman bir kale, bir plase yapsan yetecek gole...
ilker Yasin(95') Euro96 grup eleme maci, Isvicre-Turkiye (1-2) Hakan Şükür bir
gol pozisyonunu kaçırdıktan sonra.
* Can Bartu, ATV'de Besiktas macini yorumlarken:
-Walsh ikinci yari cok etkisiz, kendisini oyunda hic goremiyorum...
(Walsh devre arasinda oyundan cikmistir
***HÜSEYN KARACA***
KÜÇÜK BOYUTLAR
Bir kedi sizin yaninizda boy olarak küçük kalir.
Bir kelebek daha küçüktür.
Hele bir pire size göre ufaciktir.
Bu hayvanlari görmeden bile onlarla kendi boylarinizi gözünüzün önüne
getirebilirsiniz.
Ama bir atomun ne kadar küçük olduğunu anlamaniz için hayal gücünüzü
çalistirmaniz gerekir.
Yarim milyon atom yanyana dizilse bile kolumuzdaki bir tüyün arkasına
gizlenebilirler.
Böyle bir ölçekte tek bir atomu düsünmeye çalisin.
Yarim milyon size az mi gözüktü?
Birden baslayarak 500.000 e kadar saymaya baslayin.
Bir de söyle bakalim.
Elinize bir cetvel alin.iki rakam arasindaki ince çizgiler
milimetredir.
Bir milimetre hemen hemen su uzunlukta bir çizgidir:-
simdi bu çizgiyi bin tane esit parçaya böldügünüzü hayal edin.
Bu bin tane parçadan her birine mikron denir.
Terliksi hayvan dedigimiz bir mikroorganizma, iki mikron enindedir.
Yani bu yaratik gerçekten çok küçüktür,ama bir atoma göre inanilmaz
oranda büyüktür.
Bir damla su düşünün.
Bu damla içinde yüzen bir adet terliksi hayvani çiplak gözle görmek
istiyorsunuz.
O zaman ,damlayi, çapı 12 metreye gelecek kadar büyütmek zorundasınız.
Çapi 12 metre olan bir su damlasi herhalde küçük bir sey sayilmaz.
Ama siki durun.
Gene bu ufacık bir su damlasindaki atomlari görmek istiyorsunuz.
O zaman damlanin çapi ne olur dersiniz?
Tam 24 kilometre.
H.KARACA
BIR KAÇ GÜZEL SÖZ
01--iyiligi yaln?z iyiler anlar, fenal?ğ? herkes.
02--Saadet dağlar gibidir;ses verir ama k?m?ldamaz, bekler ki sen ona gidesin.
03--Daima "bilirim" mi diyor gençtir, her şeye "olabilir" mi diyor ihtiyard?r.
04--Kavak ağac?n? beğenen ve seven çok az kişi gördüm. Çünkü dosdoğrudur.
05--Kendini pek çok seven, pek az sevdirir.
06--Menfaat sandalyeye benzer. Baş?nda taş?rsan seni küçültür, ayağ?n?n alt?na al?rsan yükseltir.
07--Yaln?z kendi nefsini düşünerek dost arayan, hizmetçi ar?yor demektir.
08--Gündüz kandilini haz?rlamayan, gece karanl?ğa raz? demektir.
09--Yüksek tepelerde hem yılana hem kuşa rastlan?r; birisi sürünerek, öteki uçarak yükselmiştir.
10--Baz? insanlar, birlikte düşmek için birbirine tutunurlar.
11--Gölgede yaşayanlar, güneşi göremezler.
12--insan yükseğe ç?kt?kça, pantolonundaki yaman?n görünme ihtimali artar.
13--Yerinde sayanlar, yürüyenlerden ziyade gürültü ç?kar?rlar.
14--Doğruyu söylemek değil, anlatmak güçtür.
15--insan için en büyük kuvvet, kendisini olduğu gibi görebilmektir.
16--Karga,ad?n? değiştirse de, sesinden tan?n?r.
17--Kusurumuz ne kadar çoksa,o kadar kusur arar?z.
18--Arzular?n,kuvvetinin yetişebileceği yeri gösterir; hayallerin ise, zaaf?n?n yetiştiği yeri...
19--Hiç kimseye benzememek isteyen, bir karikatüre benzer.
20--Her mahpusa ac?r?m, fakat batıl fikirler içinde kapal? kalanlara daha çok.
21--Gençlik çabuk geçer derler, maalesef ihtiyarl?k da öyle...
22--Hayk?ran sükutlar vard?r ki, ancak Allah isitir.
23--Okul arkadaşlar? tesbih taneleri gibidir; Tahsil biter, iplik kopar, her biri bir tarafa dağ?l?r.
24--Köhne fikirler paslanm?s çivilere benzer; söküp atmak çok zordur.
25--ilim yaln?z zekay? değil, ahmakl?ğ? da artt?r?r.
26--En vefakar dostumuz gölgemizdir; O da yoldasl?k etmek için günesli hayat? bekler.
27--Seçkinler, beğendikçe alk?slar; halk ise alk?slad?kça beğenir.
28--Hakiki hürriyet, yüksek fikirlere esarettir.
29--Pahal? baska, k?ymetli baskad?r.
30--Yüksek fikirler, yüksek dağlara benzer. Al?s?k olmayanlar? ürkütür.
31--Dimağlar?n da oburu vard?r; pek çok yer, pek az hazmeder.
32--Kötülük kap?s?n? aral?k etmeye gelmez, ard?na kadar aç?l?r.
33--Ümitsiz yürek, hiçbir seyle ayd?nlanamaz.
34--Hepimiz ölümün nisanl?s?y?z.
35--Büyük kalpler, büyük binalar gibidir; daima kendilerini gösterirler.
36--Güzel kelebek isteyen, çirkin t?rt?l? ezmemeli.
37--Küçük kap?lardan girmeye kendini mecbur bilenler, eğilirler.
38--Yeni fikirler uzun ömürlü olabilmek için çok yasam?s hakikatlere istinat etmelidir.
39--Bir hastal?g?, çeken hasta da bilir, tedavi eden hekim de... Fakat, aralar?nda ne büyük fark var.
40--Midemiz için lokma ne ise, dimağ?m?z için de fikir odur. Hepsi besleyemez, bir k?sm? s?hhate dokunur, bir k?sm? da zehirler.
41--Gariptir, yükü çeken manda ses ç?karmaz da kagn? inler.
42--Akarsu, ne güzel hayat dersidir: Küçük engellerin üzerinde köpürür; büyüklerin yan?ndan sessizce geçiverir.
43--insan, tarihe her istediğini söyletebilir, çünkü ölüler, itiraz edemezler.
44--Nezaket, ister iskarpin giysin ister çar?k, bast?ğ? yeri çamurlamaz.
45--Her yük omuzdan indirilebilir, senelerin yüklettiği yas yükü müstesna!
46 insanlar? en çok sevenler, hiç süphem yok ki yamyamlard?r.
47--En ac?nacak mahluk, kaplumbağalarla beraber yürümeye mecbur küheyland?r.
48--Rütbe ald?kça kibirlenenler, yang?n kulesine ç?k?nca dürbün oldum zannedenlerdir.
49--F?rt?na, denizde bir kuvvet eseri, insanda aksine bir zaaf eseridir.
50--Kalp söze baslay?nca ak?l sağ?r olur.
51--Yeni bir söz söyledim" diyen, sözlerin en eskisini tekrarlam?s olur.
52-- Gaye olmas? en tehlikeli vas?ta, parad?r.
53--En büyük sair, siirlerini tahlile en az imkan verendir.
H.KARACA
Birkaç güzel söz
Birkaç güzel söz muhatabına.....
1- Çoban çevirirse sürüyü ters yöne,
topal koyun geçmezmi en öne.
2-cemaat;insan vücutlarının topluluğu değil,ruhların birlik olmasıdır.
3-mal cimride,silah korkakta,kararda zayıfın elinde olunca düzen bozulur.
4-bugün dünü tartışanlar geleceği kaybeder.
5-dertlerini dökecek dost bulamayanlar,kendi yüreklerini kemirir.
6-kökünü beğenmeyen dal, dalını beğenmeyen meyve olgunlaşmadan çürür
7-şükür nimeti değil,nimet vereni görmektir.
8-akıldan büyük hazine,cehaletten ileri fakirlik,danışmaktan kuvvetli destek yoktur.
Gonderen:Huseyin Karaca
ACI GERCEK
-Ey koca dünya ben de öldüm...
-Mesaj, Türkiye Dink cinayetiyle
çalkalanırken, bir gün önce Lice’de şehit olan J.Komd.
Astsb. Kd.Çvş.Kadir Aydın’a ithafen yazılmış.
Sitem dolu bu mesajın yorumunu size bırakiyorum.....
-Ey koca dünya
-ben de öldüm...
Belli ki hiç birinizin haberi yok...
Hem de Dink’ten sadece bir gün önce...
Ama sen ne duydun, ne gördün, ne de umursadın...
Ölümümden hemen sonra kameralar gelmedi oraya...
Halk da toplanmadı ellerinde karanfil ve mumlarla.
Hiçbir devlet büyüğü ve Amerika da
kınamadı ölümümü...
Ve yazmadılar adımı mezar taşımdan başka, hiçbir
yere...
Halbuki benim adım öz ve öz Türkçe idi;
‘KADİR AYDIN...’
AnmadI beni babamdan gayrı kimse, onu andıkları gibi...
Ve yazılmadı başka hiçbir yere adım, anamın yüreğinden başka...
Ben gencecik fidandım,daha hiç tomurcuk vermemiş...
Ve soldurdular beni Lice’de,hayatımın baharında...
Beni de vurdular, ben de öldüm, bilmem duydunuz mu?
Ama bulamadılar beni vuranları 32 saatte, belki de hiç aramadılar...
Ben kendi vatanımda, vatanımı vatansızlardan korumak için öldüm...
Ben Türk’tüm, ama öğrenemedi adıımı hiç kimse.
İşte ey koca dünya ben asıl
o gün ÖLDÜM...”
H.KARACA
İŞTE BİR AMERİKAN FİLMİ
* Polisin arastirma yaparken, mutlaka bir striptiz barina
girmesi gerekir.
* Amerika'da bütün telefon numaralari 555 diye baslar.
*Sirin köpekler ölmez.
* Ucak kullanmak kolaydir. Kontrol kulesiyle konusarak herhangi bir
yolcu, Boeing 747'yi alana indirir, kimsenin burnu kanamaz.
*Havalandirma borularina saklandiginizda sizi kimse bulamaz.
*Silahin kursunu bitebilir ama kahramanda her zaman yedek sarjör
vardir. Hatta o kadar çok yedek vardir ki o ana kadar neresine
sakladigina hayret edersiniz.
* Paristeki bütün evlerin salon penceresinden Eyfel Kulesi'ni görmek mümkündür.
* Adam kötü sekilde yaralandiginda "gik"i çikmaz,sevgilisi pansuman
yaparken dislerini sikar.
* Taksi parasini öderken kimse bozukluk aramadigi gibi paranin üstü de
alinmaz, taksimetre ne yaziyorsa cepte hazirdir.
* Hortlaklarin garip sesler çikardigi evlerde, sesin nereden geldigini
arayan kadinlar hep en seksi geceliklerle dolasir.
* Bütün anneler sabahlari yumurta pisirir. Lakin kimsenin kahvalti
edecek vakti yoktur.
* En düz yolda bile direksiyon saga sola kirilir.
* Elektrige bagli bütün bombalarin üzerinde tam olarak kaçta
patlayacagini ya da kac dakika kaldigini gosteren kirmizi rakamlar
vardir.
* Kahraman her gittigi yerde binanin önünde park edecek bir yer bulur.
* Komiserin bir cinayeti çözmesi için ön sart, amiri tarafindan
görevden alinmasidir.
* Karate filmlerinde kaç tane rakibiniz oldugu önemli degildir,hepsi
üzerinize teker teker gelirler. Siralari gelene kadar etrafinizda
garip sesler çikararak garip danslar yaparlar.
* Normalde her kapi, kapi araligina bir kredi karti sokarak veya
kilidi bir atasla kurcalanarak açilir. Yanan bir evde içerde küçük bir
çocuk kalmissa o kapi bir türlü açilmaz.
*Televizyon açildiginda bütün kanallar mutlaka kahramanla ilgili bir
haber vermektedir. Ve ilgili haber dinlendikten sonra, devaminda bi
laf var mi yok mu birsey diyecekler mi dusuncesi olmaksizin pat diye
kapatilir ve konu didiklenir. Ve hatta asil olay o zaman cozulur.
* Tasiyici kolon arkalari sizi her türlü patlamadan korur. Ve tahta
masalar asla kursun geçirmez. Telefon konusmalari ansizin biter ve
herhangi bir not ekleme yada sonradan akla gelen bir laf etme sansiniz
ya da zamaniniz yoktur. Lafinizi ettiniz, ettiniz.....
* Kahramani 50 polis arabasi takip ediyorsa bunlardan 45'i birbirine çarpar.
* Güzelseniz ölmezsiniz. Güzel olupta ölmek için Amerika'nin sevmedigi
bir ülkenin vatandasi olmaniz gerekir.
****DEMEKKİ BİZDE NASIL TÜRK FİLİM KLASİĞİ VARSA AMERİKANINDA KENDİ KLASİĞİ VARMIŞ*****
HÜSEYİN KARACA"
BURÇLARIN OSMANLICASI
Koç : davar-ül kurban
boğa : sığır-ül camış
ikizler : adem-ül çift-i aynen
yengeç : mahluk-ül derya-ül böcekvari
aslan : malukat-ül vahşi
başak : nebatat-ül arpa vü yulaf
terazi : endaze-i kantar
akrep : haşerat-ül zehr-i zıkkım
yay : silah-ül zemberek
oğlak : davar-ül sakal-ı sivri
kova : damacana
balık : mahsulat-ı derya
HÜSEYİN KARACA"
KÜÇÜK BİR TEBESSÜM İÇİN
"Tilki ormanda gezmektedir. bir ağcın dalında asili
bir geyik budu
görür.
Açtır ama şüphelenir kontrol etmeye baslar ve görür ki bu bir tuzak.
Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır.
Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, biraz
sonra
kurt gelir, budu görür ve yatan tilkiyi de tabi... Tilkiye sorar "ne
yapıyorsun dostum"
Tilki cevap verir "hiç... yatıyorum" -Burada bir but var
-Evet var
-Neden yemedin
Tilki sakince cevap verir ;
"BU GÜN ORUCUM"
Kurt kendinden emin ;
"Ben yiyeyim o zaman"
Tilki "Buyur afiyet olsun" der.
Kurt but 'a uzanır uzanmaz bir patlama ortalık toz duman kurt yaralı
hareketsiz 10 metre uzakta perişan halde yatarken tilki sakince budu
yemeye
baslar.
Bunu gören kurt ;
"LAN ADİ HANI ORUCTUN"
Tilki pişkin pişkin ;
"Biraz önce top patladı duymadın mı ?" der....
H.KARACA"
GÜZEL TÜRKİYEMİM GÜZEL BİR İNSANI
TÜRK OSMAN
Osman bey, sabah 07.00'de Casio masa saatinin alarmIyla gözlerini açtI.
Puffy yorganInı kaldırdı.
Hugo Boss pijamalarını çıkartıp Adidas terliklerini giydi..
WC'ye uğradıktan sonra banyoya geçti…
Blendax şampuanı ve Protex sabunuyla duşunu aldı.
Colgate ile dişlerini fırçaladı.
Rowenta ile saçlarını kuruttu.
Bill's gömleğini ve Pierre Cardin takım elbisesini giydi.
Lipton çayını içti.
Sony televizyonda medya özetlerini ve flash haberleri izledi.
Citizen kol saatine baktı.
Aile fertlerine "çav" deyip Hyundai otomobiline bindi.
Blaupunkt radyosunu açarak, rock müziği buldu.
Ağzına bir Polo şeker attı.
şehrin göbeğindeki Mega Center'da çalıştığı HSBC Bank'taki odasına girdi.
Casper bilgisayarını çalıştırdı.
Microsoft Excel'e girdi.
Ofisboy'dan Nescafe'sini istedi.
Saat 10.00'a doğru açlığını yatıştırmak için Grisini yedi.
Öğlen Wimpy's Fast Food kafeteryasında ayaküstü Coca Cola ve hamburgeri
mideye indirdi.
Akşamüzeri iş çıkışı Image Bar'a uğrayıp JB'sini yudumladı, sonra köşedeki
Shopping
Center'a uğradı.
Eşinin sipariş ettiği Persil Supra deterjan,Ace çamaşır suyu, Palmolive
şampuan ve
Johnson kolonyayı alarak kasaya yanaştı.
Bonus kartıyla faturayı ödedi.
Akşam evde bir gazetenin verdiği TV Guide'a göz atan Osman bey, kanallar
arasında zapping
yaparak, First
Class, Top Secret, Paparazzi gibi programlar izledi.
Aynı anda Outdoor dergisini karıştırdı.
Saat 22.00'ye doğru Show'da Türk Dili üzerine panel başladı.
Uykusu gelen Osman bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini
mutlu hissetti.
"Ne mutlu Türk'üm diyene!" diye gerindi ve uyudu. Hâlâ uyuyor...
HÜSEYİN KARACA
GÜZEL TÜRKİYEM DEN MANZARALAR
Yeryüzünde insanlar ya sigara içerler ya da içmezler. İçenler, sigaralarını çakmak ya da kibritle yakarlar.
Ve bunların bir kısmı da kanserden ölür. Ama, dünyada demir çelik haddehanesinde çalışan hiçbir isçinin,
sigarasını yakmak amacıyla 600 tonluk pres makinesinin arasından emekleyerek geçip 2450 santigrat
sıcaklığındaki fırına ulaşmaya çalışırken can verdiği görülmemiştir. Türkiye'de görülmüştür. Karabük'te.
Bütün dünyada haşarat, özellikle sivrisinek vardır, buralarda da sinek ilacı kullanılır
. Ama sivrisinek yutup da midesine kaçan sineği öldürmek üzere ağzına Shelltox sıkmak suretiyle
zehirlenip ölen, Türkiye'dedir.
İstanbul, Sultanbeyli.
Dünyanın her yerinde insanlar berbere gidip tıraş olurlar ama hiçbir berber,
rahatlatmak amacıyla müşterinin kafasını sağa sola kanırtırken adamın boynunu kırıp onu öldürmemiştir.
Türkiye'de öldürmüştür. Erzurum'da.
Örneğin, bir bankamatikten para çekmek için düğmeye bastığınızda elektrik çarpmaz ve ölmezsiniz...
Türkiye'de ölürsünüz. Bozcaada
Örneğin, hiçbir yerde, otoyolda giderken radyoda duyduğu göbek havası esliğinde göbek atmak için
arabaya 'sağ seride çeken' ve az sonra da arkadan gelen arabanın çarpması sonucu ölen bilinmez.
Türkiye'de bilinir. Adapazarı.
Nüfus sayım günü sokağa çıkma yasağı nedeniyle bomboş otoyolda
(Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yoktur ve olamaz) sayım görevlisi 'bariyerlere' çarpıp ölmez.
Burada ölür. Gebze.
Ayni işyerinde biri gece, biri de gündüz vardiyasında çalışmakta olan
ve her ikisi de 'mobilet' kullanan bir baba-oğul, birisi isten çıkıp eve gider,
öteki evden ise gelirken bir kavşakta karsılaşmazlar
ve birbirlerine selam vermek için ellerini kaldırınca çarpışıp her ikisi de ölmezler. Konya.
Marangoz atölyesinde çalışan isçiler paydosta üzerlerindeki talaşları temizlemek
için birbirlerine 'kompresör' tutarlarken, biri ötekine saka yapmak için kompresörü
onun arkasına yöneltmez, öteki de 'saka öyle olmaz böyle olur' diye ayni kompresörü
alıp berikinin makadina sokmaz ve adam bağırsakları patlayarak ölmez. İstanbul, Ayazaga.
Gemi mühendisi kazanı kontrol etmek için kazana girdiğinde biri gelip kazanın
kapağını kapatmaz ve sonra da gemi yola çıkmaz. Kocaeli, Dilovasi.
Bir adam ayakkabısının içine kaçan tastan kurtulmak için elektrik direğine yaslanıp
ayakkabısını çıkarıp silkelediğinde, yoldan geçen bir başkası onu elektrik çarptığını
sanmaz ve elektrikle bağlantısını kesmek amacıyla kafasına kürekle vurarak onu öldürmez. Rize.
Çünkü dünyanın hiçbir şehrinde, 'Buralarda bir pideci varmış, ne tarafta acaba?'
sorusuna 'Kıymalı mi, peynirli mi?' diye cevap verilmez...
Güler misin, ağlar mısın?
H.KARACA"